23 Kasım 2017

Çift Fonksiyonlu Derin Dondurucu


                                                       
İlk önce çift fonksiyonlu derin dondurucunun ne demek olduğu ile başlayalım, zira ilk duyduğumda ne anlama geldiğini ben de anlayamamıştım. Klasik derin dondurucular sadece “derin dondurma” yapıyor, yani içlerindeki tüm gıda ve besinleri -16 / -24 arasındaki bir sıcaklıkta depoluyor. Bunun avantajı, bu sıcaklıkta hemen tüm besinlerin kullanım ömürlerinin son derece uzun olması. Yani yazın dondurduğunuz bir gıdayı, kışın ilk günkü tazeliği ile tüketebiliyorsunuz. Ancak derin dondurma uzun süreli bir çözüm ve kısa sürede tüketmeniz gereken gıdalar için yeterince pratik değil. Aynı şekilde, su oranı yüksek besinler (karpuz, üzüm, vs.) derin dondurma işlemi için pek uygun değil, zira içlerindeki su kristalleşiyor ve gıdanın lezzeti bundan etkileniyor. Bu türden gıdalar için derin dondurucu değil, “soğutucu” kullanmak gerekiyor.

İşte çift fonksiyonlu derin dondurucu modelleri, tam olarak bu işe yarıyor. İstediğiniz zaman soğutma, istediğiniz zaman da derin dondurma yapıyorlar. Bu yüzden, kelimenin tam anlamıyla her besin türü ve her depolama amacı için uygunlar. Ancak, piyasada kaliteli bir çift fonksiyonlu derin dondurucu modeli bulmak oldukça zor. İşte bu nedenle uzun araştırmalardan sonra Uğur Soğutma’ya ait UED 7246 DTK modelinde karar kıldım. Uğur Soğutma’nın bu sektörde 60 yılı aşkın bir deneyimi var ve gerçeği söylemek gerekirse, kayda değer bir rakibi de bulunmuyor. Nitekim UED 7246 DTK’yı birkaç aydan bu yana kullanıyorum ve son derece memnun kaldığımı rahatlıkla söyleyebilirim.

Her şeyden önce, bu bir dikey derin dondurucu model. Yani görünüm ve kullanım olarak klasik buzdolaplarına benziyor. 261 litre brüt iç hacmi var ve en kalabalık aileler için bile fazlasıyla yeterli. Derin dondurma, soğutma ve sıfır derecede saklama özellikleri bulunuyor. Besinlerinizi kullanılan moda göre +3 / -24 sıcaklık aralığında depolayabiliyorsunuz. No frost özelliğine sahip olan çift fonksiyonlu derin dondurucu, aynı zamanda A+ enerji sınıfına ait, yani çok az elektrik harcıyor. Ön kapağı üzerinde bir LED ekran var ve tüm ayarları (kapağını açmaya gerek kalmadan) bu ekranı kullanarak yapabiliyorsunuz. Ben Uğur Soğutma’nın çevrimiçi mağazasını kullanarak satın aldım (https://satis.ugur.com.tr/) ancak Türkiye çapındaki bayilerden de alabilirsiniz. Bir derin dondurucu almaya niyetliyseniz, çift fonksiyonlu bu modele muhakkak bir göz atmanızı öneriyorum, kesinlikle pişman olmazsınız.


Bir boomads advertorial içeriğidir.


Pin It

19 Ağustos 2017

Kurban Bayramında Alınabilecek En Güzel Hediye


Kurban Bayramı’nda sevdiklerinizi ziyaret ederken, yıllar boyunca kullanabilecekleri pratik bir hediye de vermeye ne dersiniz? Yalnız uyarayım; bu hediye o kadar güzel ve kullanışlı ki, kendinize saklamak isteyebilirsiniz! Derin dondurucular son derece faydalı cihazlar ve özellikle Kurban Bayramı gibi dönemlerde büyük bir sorunu çözüyorlar: Uzun süreli gıda depolama. Geçen bayram bir derin dondurucu kullanmanın ne denli önemli olduğunu anladım, zira etlerimin çoğunu (bozulmasınlar diye) hemen tüketmek, tüketemediklerimi de dağıtmak zorunda kaldım. Buzdolapları uzun süreli gıda depolamak için uygun bir çözüm değil, en fazla bir hafta içinde et tüm tazeliğini yitiriyor, hatta bozulmaya başlıyor.

Derin dondurucular ile böyle tanıştım ve uzun bir araştırmadan sonra, tercihimi yatay derin dondurucu modellerinden yana kullandım. Yatay olmaları kapaklarının üst kısımda olması anlamına geliyor. Bu tasarım son derece kullanışlı ve pratik: Muazzam bir kullanım rahatlığı ve depolama alanı yaratıyor. Marka konusunda seçim yaparken hiç tereddüt etmedim ve Uğur Soğutma markasını seçtim. Türkiye’nin ilk ve en büyük derin dondurucu üreticisi olan Uğur Soğutma, 63 yıldan bu yana piyasadaki en kaliteli ve en sağlam derin dondurucuları üretiyor. Renk konusunda beyaz ile sınırlı olduğumu düşünüyordum ancak şaşırtıcı bir şekilde çok sayıda renk seçeneğim olduğunu fark ettim. UED 210 A++ isimli model, birden fazla renk seçeneği içeriyor ve ben en çok mor ile gümüş renklerini beğendim. Açıkçası halen karar vermiş değilim ama mor rengi seçecek gibiyim – çok şık duruyor!

 
Tek özelliği şık durması değil elbette, 190 litre iç hacmi var ve emin olun sadece sizin değil, tüm akrabalarınızın gıdalarını depolamak için fazlasıyla yetiyor! UED 210 A++ enerji sınıfına giren bir model, yani hemen hiç enerji harcamıyor ve elektrik faturasının artmasına neden olmuyor. Dolap içi LED aydınlatma sistemi ve elektrik kesilse bile 48 saat boyunca gıdaları korumaya devam etmesi, sevdiğim diğer özellikler arasında yer alıyor. Bu yılki etleri bir sonraki bayrama dek ilk günkü tazelikleri ile depolamaya kararlıyım: UED 210 A++ derin dondurucu sayesinde bu mümkün oluyor! Satın almak isteyenler için bir ipucu da vereyim: http://satis.ugur.com.tr adresinden sipariş verir ve satın alma işlemleri sırasında UGURGUMUS veya UGURMOR indirim kodunu kullanırsanız, ekstra %5 indirim elde ediyorsunuz. Kampanya hakkında detaylı bilgi için BURAYA tıklayabilirsiniz.
                                        

Bir boomads advertorial içeriğidir.



Pin It

10 Haziran 2017

Sağlıklı Bakım İçin Organik Ürünler Kullanılmalı


Güzel ve bakımlı görünmek her kadının arzusudur. Haliyle güzel görünmek için birbirinden farklı kozmetik ürünlerini cildimizde kullanıyoruz. Bazı kozmetik ürünlerinin içindeki kimyasallar ise cildimize, yüzümüze, saçlarımıza ve sağlımıza ciddi zararlar verebiliyor. Böylece güzelleşmek isterken hem sağlığımız hem de görüntümüz bozuluyor. Bu yüzden herhangi bir kozmetik ürünü satın alırken, öncelikle bu ürünün içeriğine dikkat etmeli ve kesinlikle kimyasal içerikli kozmetik ürünleri satın almamaya özen göstermeliyiz. Sağlıklı bir güzellik elde etmek için kimyasal içerikli kozmetik ürünlerinden uzak durmalıyız

Cildimize zarar vermeden de Yves Rocher'deki ürünlerle cilt bakım ve makyajımızı gerçekleştirmemiz mümkün.Çünkü Yves Rocher ürünleri tamamen doğal bitkilerden üretiliyor. Yves Rocher, bu bitkileri ise organik tarım yaparak elde ediyor. 


Böylece bitkisel kozmetik ürünleri asla cilde zarar vermiyor. Doğadan gelen saflığı bulabileceğimiz ürünleri ile kimyasal katkılardan kaçınabiliyoruz. Çünkü Yves Rocher ürünleri diğer markalar gibi paraben içermiyor. Her cilde göre ayrı ayrı üretilmiş ürünlerden kendinize uygun olanı ise rahatlıkla bulabilirsiniz.

Ürünlerin üretiminden ambalajına kadar her aşamasında doğaya saygılı olan Yves Rocher organik ürünlerle ve organik ambalajlarla üretim yapmaktadır. Yves Rocher ürünleri; içeriğiyle olduğu kadar kalitesiyle de dikkat çekiyor. Biz kadınların ihtiyaçlarına ve isteklerine tam anlamıyla cevap verebilen bu ürünler denemeniz için sizleri bekliyor. Her cilde uygun cilt bakım ürünleri, rujlar, ojeler, allıklar kısaca makyaja dair ne varsa hepsi, parfümler, saç ürünleri, banyo ürünleri, kremler bakımlı olmak adına geniş bir yelpazede ürünler sunuyor. Ayrıca Yves Rocher ürünleri sadece bayanlara değil; erkeklere özel de bakım ürünleri ile hizmetinizde. Mağazasında cilt bakımı, tıraş ürünleri, parfümler gibi erkeklere dair aranılan her tür bakım ürünü bulunmaktadır


Kadınların vazgeçilmezleri kapatıcı ve fondötenleri ise cildinizi nemlendirirken; sizlere mükemmel bir güzellik de sunuyor.  Yves Rocher fondötenleri ciltle bütünleşerek, aranılan pürüzsüzlüğü sizlere yaşatacak. Uzun süren kalıcılığı sayesinde sürekli olarak makyaj tazelemek zorunda kalmayacağınız bu ürünlerde ise kesinlikle paraben bulunmuyor. Paraben içermediğinden de doğallığıyla cezbeden bu fondötenler, tenimizle birleşerek kırışıklıkları ve pürüzlerinizi kapatacak. Böylece cildiniz hem daha daha sağlıklı hem de genç görünecek. Bitki özleri içeren bu ürünler sayesinde bitkilerin sağladığı faydalardan da yararlanmış oluyoruz


Pin It

2 Haziran 2017

#satınalmasahiplen


Son yıllarda, özellikle ben emekli olduktan sonra sıkça konusu açılırdı eşim tarafından "köpek alalım". Ev müsait değil, bahçeli bir evimiz olunca alırız diyordum. Evde köpek bakmayı hiç düşünmüyordum. Ayrıca satın almayı ise hiç düşünmüyordum. Çünkü petshoplarda görünce üzülüyorum hallerine. Eşim ise olsun birinin hayatını kurtarmış oluruz diyordu. Sonraları o seçeneği tamamen çıkardık aklımızdan.
Bir akşam otururken eşim telefonundan bir paylaşım gösterdi, bak bunu alalım dedi ve yazışmaya başladılar. Uzun yazışma neticesinde bir sonraki gün görmeye gideceğiz. Evde hiç istemiyorum, evimiz küçük, hem bizim için, hem de köpek için zor olur diye düşünürken ertesi gün kendimizi köpeğin geçici kaldığı sahibinin yanında bulduk. Ve aldık geldik:))


ilk günlerde mia... 

Çok ürkek, yetişkin erkeklerden çok korkuyor... Çünkü ilk sahipleri sebebini hiçbir zaman bilemeyeceğimiz sebeplerden ötürü barınağa bırakmışlar. Barınaklara bırakılan kedi ve köpekler de kısırlaştırılarak doğaya salınıyormuş ve Mia'yı da ormanlık bir alanda kocaman köpeklerin arasından bulmuşlar. Ürkekliği ve erkeklerden korkuyor olmasının sebebi bu süreç olabilir. İlk birkaç gün eşime bile mesafeli davranıyordu, şimdilerde daha iyi araları ve onunla oyun oynamayı çok seviyor, çok eğleniyor. Fakat genel olarak bana çok düşkün, yani çok anneci Mia:))
Ormanlık alanda bulup evlerine alan arkadaşlar ona Mia adını vermişler, biz de değiştirmedik. Hala merak ederim acaba ilk adı ne idi?
Neyse biz herşeyi geride bıraktık. Hatta 2016 yılında yaptığımız en güzel davranış Mia'yı sahiplenmiş olmamız. Eşim iyiki ısrar etmiş, ben de iyi ki karşı çıkmamışım da Mia bizim kızımız olmuş. Bir de belki biliyorsunuz Bıdık oğlumuz var, sevimli muhabbet kuşumuz. Bir kanatlı, bir tüylü iki çocuğumuz oldu. Hayatımız değişti birazcık tabiki, ama biz herşeyi göze almıştık.
İlk günlerde sabah 07;30 da dışarı çıkmak için hareketleniyordu, son zamanlarda uykucu kızımız 10;00'dan önce uyanamıyor:)) Şimdilik günde 3 kez dışarı çıkarıyoruz. Sabah, akşam üstü ve son olarak gece 23;00'da eşimle birlikte çıkarıp hem yürüyüş yapıyoruz, birlikte oynuyor ve hep birlikte eğleniyoruz:))
Mia ilk zamanlarda kesinlikle asansöre binmek şöyle dursun, kapısının önünden dahi geçemiyor, merdivenlerden çıkıyorduk. Ama şimdilerde apartmana girer girmez asansörün kapısının önünde oturup gelmesini bekliyor:))
Banyoya kesinlikle girmiyordu. İlk geldiği gün evi keşif yaparken banyoya adım dahi atamadı. Sonraları bunu da yendi ve giriyor, orada yapabileceği fazla birşey yok ben de girmesini çok istemiyorum ama girebildiğini görmek mutlu ediyor bizi. Böyle güvene dayalı değişiklikler gördükçe çok mutlu oluyorum.


istediğinde geyikte olabiliyor:)


oğlumuz bıdık ve kızımız mia:)

O'nun sevgisi bambaşka, iyiki almışız. Mia iyiki bizim kızımız olmuş:))

İnstagram kullanıyorsanız bol, bol fotoğraf ve videolarını görebilirsiniz mia ve bıdık'ın:) kullanıcı adım tabiki asortik:)

Yaz yaklaşıyor şimdilerde birsürü kedi ve köpek alınıp tatile birlikte gidilip ve birçoğu orada sokaklara terk edilip dönülüyor. Lütfen bunu yapmayalım ve düşünenler varsa uyaralım. Bunların sürekli bakıma ihtiyacı olan çocuk gibi olduğunu unutmayalım. Siz ilgi ve sevgi gösterdikçe yanınızda kalabilirler. Çok düşünüp karar verilmesi gereken bir konu. Ama yinede tüylü bir çocuğunuz olsun istiyorsanız satın almayın, sahiplenin. Sevginize, ilginize muhtaç çok patili çocuk olduğunu unutmayın.
Sevgiyle kalın...




Pin It

3 Mayıs 2017

Yeni Nesil Yatay Derin Dondurucu UED 210 A++


Üstten kapaklı derin dondurucuları kullanmanın çok pratik olduğunu biliyor muydunuz? Kendim de denedikten sonra, bunun doğru olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Derin dondurucu satın almadan önce, hangi marka olacağına çoktan karar vermiştim: Uğur Soğutma. Türkiye’nin ilk derin dondurucusunu üreten firmadan başka bir tercih zaten yapamazdım. Ancak model konusunda kararsızdım. UED 210 A++ isimli yeni modeli görünce, denemeye karar verdim. Rahatlıkla söyleyebilirim ki hiç pişman olmadım ve bir derin dondurucuda aradığım her şeyi bulabildim. 

UED 210 A++ üstten kapaklı, yani yatay bir derin dondurucu. Kapağın üstte yer alması, müthiş bir kullanım kolaylığı sunuyor. Besinleri üst üste istifleyerek hem yerden kazanıyor, hem de depolama alanını maksimum verimlilikle kullanabiliyorsunuz. Sade, dayanıklı ve ergonomik bir tasarımı var. Hani “nesiller boyu kullanabilirsiniz” derler ya, derin dondurucuya bakar bakmaz aklınıza bu geliyor. Kapakta yer alan aydınlatma sayesinde, içini rahatlıkla görebiliyorsunuz. İçi demişken, tel sepet kullanarak daha düzgün bir şekilde istifleme yapmanız da mümkün oluyor. 


Ancak UED 210 A++ modelinin asıl ilgi çekici yanları, iç hacmi ve yalıtım üstünlüğü. Derin dondurucunun iç hacmi tam 190 litre. Ne kadar kalabalık bir aile olursanız olun yeterli gelecek bir büyüklük bu. Birden fazla aileye rahatça yetecek miktarda besin ve gıdayı, -25 derecede mevsimler boyu saklayabiliyorsunuz. Yalıtımı ise kelimenin tam anlamıyla mükemmel, hatta o kadar iyi ki, elektrik kesilse bile içindeki gıdaları tam 48 saat boyunca koruyabiliyor. Ses seviyesi ise son derece düşük, sadece 38 dB. Bir fikriniz olması için söyleyeyim, buzdolaplarının ses seviyeleri 40 db’den başlıyor. Yani çalışırken hemen hemen hiç ses çıkartmıyor.
A++ enerji sınıfına ait olması da, bir başka avantajı. Hiç kapatmadan kullansanız dahi, elektrik faturanız gereksiz yere kabarmıyor. UED 210 A++ yatay derin dondurucu modelini satın almak için evinizden çıkmanıza bile gerek yok; https://satis.ugur.com.tr/item/ued-210-a/100005 adresinden 12 taksitle sipariş verebiliyorsunuz. 




Bir boomads advertorial içeriğidir.


Pin It

23 Nisan 2017

Tavukgöğsü Tatlısı


İlk evlendiğimde hemen hemen hiç yemek yapma deneyimim yoktu. O zamanlar internetten yemek tarifleri araştırmak gibi bir lüksümüz de yoktu. İlk günler kendi bildiğimce bir şeyler yapıp elime yüzüme bulaştırdıktan sonra baktım olacak gibi değil gidip birkaç tane yemek tarifi kitabı satın aldım. Aşağı yukarı denediğim bütün yemeklerde ilk ya da ikinci seferde güzel sonuçlar elde ettim. Ancak yaşadığım birkaç hüsranı da hiç unutamadım. Bunlardan biri de tavukgöğsü tatlısı deneyimimdir. O tavuk etlerini hazırlamak için harcadığım emeğe mi, zamana mı yoksa konuklarıma mahcup olmama mı yanayım bilememiştim ve uzunca bir süre bu tatlıyı yapmaya kalkışmamıştım. Bayağı tecrübe kazanıp kendime güvenim attığında bir kez daha denemeye niyetlendim ama sonuç yine hüsran oldu. Geçen 15 yıl boyunca bir daha hiç tavukgöğsü tatlısını denemedim.

görsel www.yemek.com sitesinden alınmıştır.
Nihayet tavuk göğsü tarifine Yemek.com adresinden ulaştım ve bu seferki sonuç mükemmel olduğu için sizlerle de paylaşmak istedim:

Malzemeler:
½ adet tavukgöğsü
5 su bardağı süt
3 yemek kaşığı mısır nişastası
3 yemek kaşığı pirinç unu
6 yemek kaşığı toz şeker
1 küçük parça damla sakızı
1 yemek kaşığı tereyağı
               
Yapılışı:
Tavukgöğsü üzerini örtecek kadar suda iyice haşlanacak. Derileri ve kemikleri ayıklandıktan sonra tel kadayıfı inceliğinde didilecek ve kevgirde bol su ile yıkanacak. Kokusunun çıkması için duru suyun içinde uzun süre bekleyecek(en önemli püf noktası). Bekleme suyu birkaç kez değiştirilmelidir.
Sonra didilmiş tavukgöğsünün suyu iyice sıkılarak süzülecek. Tencereye soğuk süt ilave edilerek 10 dakika kaynatılacak.
Ayrı bir kâsede, mısır nişastası ile pirinç ununa kaynamakta olan sütten azar azar katılarak yedirilecek. Bu karışım sütle tavukgöğsünün tenceresine aktarılacak ve topaklanmaması için metal çırpıcı ile sürekli karıştırılacak.
Tencereye toz şeker ve damla sakızı da eklendikten sonra tahta kaşıkla karıştırılarak pişirilecek. Macun kıvamına geldiğinde altı kapatılacak ve parlaklık vermesi için tereyağı eklenip sıcaklığıyla eriyene kadar karıştırılacak.
Tatlı servis kâselerine paylaştırılıp buzdolabında soğutulacak. Arzuya göre üzerine tarçın serperek veya yanına dondurma koyarak servis edilecek.


Pin It

7 Şubat 2017

Rengarenk, meyveli, yağsız, şahane kek...


Kekin adı başlıktaki gibi değil tabiki:))
Uzun süredir en sık yaptığım tatlı bu, favorim oldu:)

Tatlıyı sevgili Emel'in instagramdaki paylaşımında görmüştüm.
Hazırlanışı da, hazırlandıktan sonra tükenmesi de çok çabuk oldu:) Hepsinin bana kilo olarak döndüğünün de farkındayım tabiki, ama olsun, değer. 

Verdiğim tarif orijinalinin aynısı. Ben hiç badem kullanmadım, onun yerine fıstık kullandım:)
Meyveleri her defasında değişik kullandım. Çilek, erik, kayısı, kiraz.

Hep yapmak ve yemek isteyeceksiniz, demedi demeyin:)








Karışık Mevsim Meyveli  Yağsız Kek Malzemeleri
3 yumurta
5 yemek kaşığı pudra şekeri
6-7 yemek kaşığı un
1/2 paket krema
1 vanilya
1 kabartma tozu bir fiske tuz
4-5 adet çilek
4-5 adet kayısı
üzeri için file badem ve pudra şekeri


Karışık Mevsim Meyveli Yağsız Kek Yapılışı
Yumurta ve pudra şekerini iyice çırpın. 
Diğer malzemeleri sıra ile ekleyin. -En son un olacak şekilde-
Pişirme kabınızı yağlayın. 
Kek karışımını içine dökün ve üzerine gelişigüzel meyveleri yerleştirin. -Kayısıları ortadan ikiye kesip koyun.
-File bademi serpiştirin.
170 derecede 30-35 dakika pişirin. 
Soğuduktan sonra, pudra şekeri ile süsleyin.

Afiyet olsun, 
sevgiler...



Pin It

26 Ocak 2017

Kablolara Dekoratif Çözümler


Siz de benim gibi saklayamadığınız kablolardan rahatsız mısınız?
Ben dekoratif bir çözüm buldum ve uyguladım, sonuçtan çok memnunum. 


Haydi siz de malzemelerinizi hazırlayın, anlatıyorum. 

Silikon tabancası

Yapma çiçek, yaprak
Kırnap, jüt, kendir ipi diye birçok ismi olan ip.

Kabloya zarar vermemek için başlarken ipi 1-2 kez sarıp sonrasında silikonu ipe sürüp sabitleyin. Devamında da aynı işlemi uygulayın, yani ara ara ipi silikonla yapıştırıp sabitleyin ama kabloya değil ipe sürün silikonu. Özellikle tekrar tekrar belirtiyorum, hem ileride çıkarmanız gerekebilir, hem de kabloya zarar vermemiş olursunuz. Kabloya ipi sarma işlemi bitince benim gibi yapay çiçek ve yaprakları yine silikonla sabitleyebilirsiniz. Veya boncuk yapıştırabilirsiniz, seçenekler sonsuz...




Duvar uygulamasını da kendim yapmıştım, buradan bakabilirsiniz. 


TV'nun  altından sarkan kablodan sonra balkondaki klima hortumlarını da aynı yöntemle yaptım. Çok başarılı oldu:) 


Hepinize kolaygelsin.


Keyifli geçsin günleriniz...




Pin It

9 Kasım 2016

Dekor Duvar Yapımı (Kendin Yap -DIY)


Evimizi aldığımızda salon ve mutfak arasındaki kombinin de bulunduğu duvarın hemen arkasına dolap yaptırmıştık. Fakat duvar ve dolabın dokusunun birbirine olan uyumsuzluğu ve hem de aralarında kalan boşluk sebebiyle duvar kağıdı vs uygulaması yapmamızı engelledi. Ve ben 3 yıldır ne yapabiliriz diye düşünüyordum. 

öncesi ve sonrası...


Kullandığım malzemeler:
Saten alçı
Su
Bulaşık eldiveni
İstediğiniz bir renk boya

Evde olan derz dolgusuyla aradaki aşağıdan yukarıya doğru azalarak giden boşluğu doldurmaya başladım. Derz dolgum bitince tekrar almaya gittiğimde o tür işlemler için saten alçı kullanmam gerektiğini öğrendim ve aldım. Saten alçıyı bir miktar suyla açarak yine dolgu işine devam ettim. Biraz yapıp 1 gün kadar kurumasını bekledim. Fakat anladım ki ben duvar veya sıva ustası değilim dümdüz yapamayacağım. Elime eldiven geçirdim ve avucumun içine aldığım bir miktar alçıyı duvara gelişigüzel, avuç içi ve parmak uçlarımı pat pat vurmak suretiyle güzel bir doku oluşturdum. Dekor duvar yapıyordum bilmeden:)) Hem kolay, hem de hızlı oluyordu. Sonrasında burayı nasıl boyarız diye düşünürken su ile açmış olduğum saten alçı karışımının içine yatak odasının bir duvarını boyadığımız çok beğendiğim mavi boyadan döküp harcımı karıştırdım ve tekrar aynı işlemi uyguladım. Güzel oluyordu:))) Ama mavi boya beyaz alçı ile karışınca rengi biraz açık oldu. En sonunda sadece boyaya eldivenli elimi daldırıp biraz daha pat pat yaptım ve bitirdim. Bazı yerlerine budak aparatıyla farklı dokular vermeye çalıştım, çok başarılı olmadı ama yakından bakınca orada değişik birşeyler olduğu belli:)) Umarım anlatabilmişimdir. Aslında çok kolay, avucunuzun içine aldığınız suyla karıştırılıp harç yaptığınız saten alçıyı pat pat duvara gelişigüzel vuruyorsunuz avuç içi ve parmak uçlarınızla. Hepsi bu kadar. Ama anlatmak daha zormuş:))



Aradaki boşluğu ve kötü görüntüyü en güzel bu kürekleri yapıp astığım zaman kapatabilmiştim:)



Sonra o doku ve görüntü o kadar hoşumuza gitti ki, tv'nin bulunduğu duvara da uyguladım. Hem orası daha büyük bir alan. İzleyeceğim yolları biliyordum. Direk olarak renklendirilmiş alçı ile yaptığım için çok çabuk bitirdim. 



Keyifli, sağlıklı ve üretken geçsin günleriniz:)


Pin It

25 Ekim 2016

Çerçeve Yenileme


İkinci el eşya satılan dükkanları, bit pazarlarında, antika pazarlarında dolaşmaktan keyif aldığımı bilmeyen kalmamıştır sanırım. Özellikle bit pazarından aldığım ve üstüne birşeyler katarak, ben yaptım oldu demek ayrı bir keyif benim için. 



Yine bit pazarında dolaşırken görmüştüm bu zeytinli çerçeveyi. Kimsenin ilgisini çekmeyecek olan bu çerçeveyi elime aldığımda aklıma neler geliyor, neler yapılabilir kısmını düşünmek beni mutlu eden yanı. Eşim ilk zamanlar elimi attığım herşeye bu ne ya, ne yapacaksın bunu, çöpçü gibisin eleştirilerine hiç aldırmadım. Çünkü ben gördüğüm ve almak istediğim eşyaya, objeye göründüğü gibi bakmıyorum, nasıl olacağını, neler yapabileceğimi düşünerek bakıyorum. Eşimle aramızdaki fark bu. Artık O'da alıştı, sesini çıkarmıyor. Buradaki en büyük dezavantajımız bazen gerekli olmayan şeyleri de toplayabiliyorum:) O kadar olsun alırken ve yaparken çok mutlu oluyorum ama:)



Çerçevenin ilk hali buydu ve de çok kirliydi tabiki. Alıp eve getirdiğim herşey iyice yıkanıp dezenfekte etmeden işe başlamıyorum. O çamaşır suyuyla temizlenip yıkanacak mutlaka. Neyse görüldüğü gibi çerçevenin üst tarafındaki tahtası eksik. Oraya birşeyler yapılmalıydı. Mevsim sonbahar ve doğada ne ararsanız var. Kopmuş bir sarmaşık dalı bu işi görebilirdi. Çünkü şekil verilebiliyordu. Dalı eve getirip saçörgü yapıp üstüne kemer olarak silikonladım. Daldan kalan minik parçaları da çerçevenin etrafına silikonladım. İnce halatta kullandım. İşte size doğal mı doğal bir çerçeve. Country seviyorsanız, işte budur:)



Yeni kendin yap projelerinde görüşmek üzere hoşçakalın, sevgiyle kalın. 



Pin It
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...